Aura ve Perispri

Aura Teozofi’de kullanılan bir terim olup, canlıların bedenlerinden yayıldığı varsayılan ışınımla oluşan ve gitgide yayılan tesir kuşakları tarzında kendini gösteren elektromanyetik alana verilen addır. Aura okumak ise aura’ hissedebilmektir.

Metapsişikçilerin “eflüv” adını verdikleri partiküllerin ışınımıyla (radyasyon) oluştuğunu iddia ettikleri bu alan, Teozoflara ve Kirlian Fotoğrafçılığı üzerinde çalışan araştırmacıların kendi sözlerinin özetlerine göre “yaşam enerjisi olarak adlandırılan bir tür enerjinin organizmalardan insan gözünün göremediği bir frekans düzeyinde titreşen ışınlar tarzında yayılmasıyla oluşur”.

Aura, eflüv ve psişik radyasyon terimlerinin sık sık karıştırıldığı görülür. Bu üç terim arasındaki ilişki şöyle açıklanır:

-Bedenden yayıldığı söylenen ışınıma ve bu ışınımın yayılma olayına radyasyon (psişik radyasyon) adı verilir.
-Bu ışınlara ve ışınları oluşturdukları iddia edilen partiküllere eflüv adı verilir.
-Bu yayılma olayının meydana geldiği öne sürülen ve medyumlarca görülebildiği iddia edilen güç ve etki alanına ise aura adı verilir.

Renkli haleler ve ışımalar tarzında kendini gösterdiği öne sürülen auranın, parapsikolojide esas olarak üç kısımdan oluştuğu kabul edilir:

-Yapışık aura: Vücudu bir zarf gibi saran 0.5 cm. kalınlığında, koyu bir bölgedir. Süptil bedenin süptil ikiz denilen kısmıdır. Auranın Kirlian fotoğrafçılık tekniğiyle çekildiği iddia edilen kısmıdır.

-İç aura: Yapışık aurayı çevreleyen bölgedir. Kişilere göre 3 ile 8 cm. arasında değişen kalınlığı olduğu iddiasında bulunulan bir bölgedir.

-Dış aura: Yüksekliği İnsan bedeninin iki misli genişliği İnsan bedeninin dört misli olduğu ve Oval, yumurta biçiminde olduğu iddia edilen auradır.

-Tam dış aura: Bedenden yayılan ışınım alanının tümü; sınırsız kabul edilir.Aura görebilme yeteneğine sahip olduğu ileri sürülen medyumlar, aura renklerinin kişilerin ruhsal tekamül durumlarına, karakterlerine ve heyecan hallerine bağlı olarak değişiklik gösterdiklerini belirtirler.

Perispri, klasik ruhçuluk anlayışına göre, ruh ve beden bağlantısını sağlayan yarı maddî bir bağdır, ruhun normal koşullarda göremediğimiz esîrî bedenidir.

Madde-dışı bir varlık olan ruh madde evreninde icraatte bulunabilmek için doğal olarak bir araca gereksinim duyar ki, bu araca perispri adı verilir.

Bu, ruhun bir bakıma mantosu, örtüsü ve dışa ait, maddi uygulama aracıdır. Fiziksel beden, perispri kalıbı üzerine kuruludur; insan bedeninin ruhtan beslenmesini sağlayan ve insan bedenini ayakta tutan perispridir.

Ölümden sonra yok olmaz, ruha bağlı kalmaya devam eder. Perispriyi Teozoflar Astral, Mantal, Kozal bedenler şeklinde kısımlara ayırırlar.

Auranın anatomisi

Fizik Bedenimizi bir kılıf gibi saran ve yüksek enerji yayan alana AURA denir. Aura birbirinin üstünde ve aralıklı duran enerji katmanlarından oluşmuştur. Fizik beden dışında kalan aura bedenlerimiz daha yüksek frekansta titreştiklerinden çıplak gözle görülemezler. Ancak çocukların ve durugörü özelliğine sahip olanların görebildiği auranın resmini ilk kez 1939 yılında Semyon Davidoviç Kirlian tarafından çekmiştir. Kirlian fotoğrafları auranın varlığı ile birlikte onun sürekliliğini de kanıtlamıştır. Bu resimler, kopan uzuvların aslında eterik bedende halen varlıklarını sürdürdüklerini de gösterir.

Yedi kat olan aura tabakası fizik bedenden sonra, eterik, duygusal , zihinsel (mental) ve ruhsal bedenler olarak isimlendirilir. Her bir aurik beden kendine has, fakat birbirleriyle ilişkili olarak titreşim yayar ve fonksiyonlar sergiler.

1-Eterik Beden: Fizik bedene en yakın titreşimde olan ve hissetmesi en kolay olandır. Eterik beden fizik bedenin yaklaşık 5 cm kadar dışına taşan bir elektromanyetik enerji alanı oluşturur. Bu alan, fizik bedeni canlı kılar ve etrafını tam bir kılıf gibi sararak koruyucu bir ağ oluşturur. Rengi gri mavidir. İnsan bedeni şeklindeki bu enerji alanı sünger gibi tüm hücrelere nüfus eder. Eterik bedene sağlık bedeni de diyebiliriz. Hastalıklar vücutta ortaya çıkmadan önce bu alanda belirirler. Aşırı yorgunluk, stres ve üzüntüler eterik bedenin enerji alanını etkiler ve genişliği azalır. İyi bir yaşam için eterik bedenin güçlü ve sağlıklı olması şarttır. Eterik bedeni zayıflamış biri hastalıklara açık bir durumdadır. Eterik bedenin bir diğer özelliği de fizik bedenle yüksek enerji bedenleri arasında aracılık yapmasıdır. Fizik bedenle beraber yok olan Eterik bedenin üzerinde çakralar, akapunktur noktaları ve meridyenler bulunur . Ana rahminde önce eterik alan (yaşam enerjisi) oluşur, daha sonra onun içinde fizik beden gelişmeye başlar. Merkezi birinci çakradır.

2- Duygusal Beden: Eterik bedenden sonra gelen ikinci enerji bedendir. Bu alanda duygularımız faaliyet gösterir ve gökkuşağının tüm renklerini içinde barındıran akışkan bir enerjiye sahiptir. Arzularımız, ihtiraslarımız, heveslerimiz tamamen bu alanda yaşanır. Eterik bedenden çok daha süptil (yoğunluğu daha az) ve yüksek frekanslıdır. Fizik bedenin 7-8 cm. dışına taşar. Üst katmanlardan gelen enerjiler burada duygusal anlamlar kazanır ve daha sonra eterik bedene aktarılır. İçinde bulunduğumuz ruhsal duruma göre değişen aura renklerimizin en iyi algılanacağı alan burasıdır. Merkezi ikinci çakradır.

3- Mental beden: Duygu bedeninin bitiminde başlar ve ruhsal bedene kadar uzanır. Bir diğer adı “Zihinsel Beden”dir. Rengi canlı sarıdır ve öğrenme, zeka, akıl faaliyetleri burada oluşur. Merkezi üçüncü çakradır. Önceki iki bedenden daha ince ve yüksek frekanslıdır. Düşüncelerimizin üzerimizdeki etkileri burada yaşanır. Mental katman genelde duygusal katmanla karışır. Düşüncelerle duyguları ayırdetmenin zorluğu buradan kaynaklanır. Sebep sonuç ilişkilerinde duygularımız bazan düşüncelerimizden önce tepki verir ve olumsuz kalıplar üretiriz. Pozitif yaklaşım durumu ise düşünerek verdiğimiz kararlar sonucunda duygularımızı kontrol etmemizi sağlar. Kısaca olumsuz düşünceleri eleyerek olumlu düşünceleri yerleştirmek mental bedenin en önemli görevidir. Bu katmanın bir diğer önemli özelliği ise güçlü olmadığında kişinin başkalarının etkisi altında kalması ve kendi kararlarını verememesidir. Başkaları ne der mantığına göre yaşar. Ayrıca hastalıkların pek çoğu önce mental bedende oluşur ve daha alt bedenlerden fiziksel bedene geçer. Duygu ve mental beden fizik bedenle beraber yok olmaz. İlk üç beden ilk üç çakraya karşılık gelir ve egosal bedenlerdir.

4- Astral Beden: Dördüncü enerji bedenimizdir. Diğer adı “Ruhsal beden”dir ve kalp çakrası ile bağlantılıdır. Yüksek duygu bedenimizdir. Sevgi, merhamet, hoşgörü burada yaşanır. Titreşimi diğer bedenlere göre daha yüksek ve algılanması daha zordur. Renkleri duygu bedene benzer ama daha geniş alana yayılmıştır. Kalbi sevgi ile dolu olan kişinin kalp çakrası pembe ışık yayar. Varlıklar arası tüm ilişkilerin konuları astral bedende işlenir. Burası ben kavramından çıkarak bütün ile bağlantıyı simgeler. Astral bedenin genişliği kişinin ruhsal gelişimiyle doğru orantılıdır. Astral beden, kendi yapısına uygun olarak enerjileri alır ve alt bedenlere iletir. Bu bedenin gelişimi ile alınan enerjinin kalitesi de değişir ve bu kişinin tüm yaşamını etkiler. Genelde ruhsal açıdan gelişmiş kişilerin yanında huzur buluruz. Bunun sebebi de astral bedenlerinin güçlü ve parlak olmasıdır.

5- Spiritüel Beden: Beşinci enerji bedenimiz ilahi irade ile ilişkilidir. Bu alan bizim irademizle Tanrı’nın iradesi bağdaştığı sürece uyum içindedir. İnsanın herşey olduğu, düaliteden birlik bilincine geçmiş en üst düzeydeki birlik farkındalığını yaşadığı yerdir. Bu alandaki sorunlar ise, yaşamın ritmine uyum sağlayamamaktan kaynaklanır. Rengi indigo mavisidir, beşinci çakraya karşılık gelir ve fizik bedenin 45-60 cm dışındadır.

6- Kozmik Beden: Altıncı enerji bedenimiz, altıncı (üçüncügöz) çakraya karşılık gelir. Kutsal ve ilahi sevgi ile bağlantılıdır. Bu sevgi insan sevgisinin üzerindedir. Kozmik katman fizik bedenden 60-85 cm dışındadır. Bu katman sayesinde ilahi coşku halini (huşu) deneyimleyebiliriz. Bu duruma meditasyon ve içsel çalışma ile gelinir. O an ben ile diğerleri arasındaki ayrımın kalmadığı andır. Bu titreşimsel düzeyde iken bedensiz yaşamı deneyimleriz. Anlatılması çok zor kendine özgü bir gerçekliği vardır. Dünyada mucize diye adlandırılan olaylar kozmik beden yoluyla gerçekleşen olaylardır. Bu beden, yanan bir mumun etrafa yaydığı ışık gibi görünür.

7- Nirvanik Beden: Yedinci beden olan Nirvanik (göksel) beden ve yedinci (taç) çakra ilahi biliş, bilgelik ve spritüel hayatımızın biraraya geldiği alandır. Nirvanik beden, fizik bedenimizden 75 ya da 105 cm e uzanır. Bütün negatif savunma kalıplarının karmik kaynaklarının bulunduğu katmandır. Bu katmana ulaşabilirsek bütün sorularımızın cevabını bulabiliriz. Bu bedenin dış formu yumurta şeklindedir ve sarı renktedir. Şu anki enkarnasyonla ilgili bütün enerji bedenlerini içerir.

Şamil Şhapli Erkan  tarafından derlenmiştir

Ayrıca bakınız, Kirlian fotoğrafçılığı: http://tr.wikipedia.org/wiki/Kirlian_foto%C4%9Fraf%C3%A7%C4%B1l%C4%B1%C4%9F%C4%B1

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: